Duyurular

Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi tarafından üyelerimiz, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencilerinin katılabileceği "İSTİKLALDEN İSTİKBALE" konulu şiir yarışmasına katılacak eserlerin en geç 22 Şubat 2021 tarihi ve saat 17:00’ye kadar şubemize veya Türk Eğitim-Sen Genel Merkezine teslim edilmesi gerekmektedir.


Nigde Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 8,1681   8,1828
EURO 9,7149   9,7324
       
Özlü Sözler
Bir insana yapılacak en büyük kötülük, ona umut verip sonra hiçbir şey olmamış gibi gitmektir. Friends
Sponsorlarımız
HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ZÜMRELERİN UHDESİNDEN ALINIP İNSANA TESLİM EDİLMELİDİR

10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü dolayısıyla Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci bir mesaj yayınladı.

 

Genel Başkan Kahveci, “Bir buçuk asırdan beri zulme uğrayan, soykırım gören, evlerinden yurtlarından edilen soydaşlarımızın görmezden gelinmesi ne Türkiye ne de dünya nezdinde bir anlam ifade etmiyorsa bugün dünyada insan haklarından söz etmek mümkün değildir” dedi. Kahveci açıklamasında şunları vurguladı:

 

"Birleşmiş Milletler, iki cihan savaşında insanlık dışı acıların bir daha yaşanmaması için 10 Aralık 1948’de bildirge hazırladı. Bugünün önemine binaen de her yıl 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanmakta ve tüm dünyada insan hakları konusunda farkındalık oluşturularak hak ihlallerinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. 

 

İnsanlığın temel değerlerini tarif ederek bu değerleri korumayı amaçlayan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ne denli iyi niyetli bir yaklaşım olsa da hukuki bir yaptırım gücü bulunmamaktadır. Devletler insan haklarını korumak konusunda aldığı önlemlere göre değerlendirilmekte, hak ihlalleri söz konusu olduğunda bu ihlalin yaşandığı ülke, uluslararası düzeyde kınanmakta, gerekli önlemlerin alınması konusunda uyarılmakta, yetkililere baskı yapılmaktadır.

 

İnsan hakkı denilen olgu, belli nitelikteki düzenin sağlanabilmesi için gereken ilkeler bütünüdür ve zamana ve ortama göre değişir, gelişir. İnsan hakkı kavramı, temel tanımıyla, insanın sadece insan olarak doğmuş olmasından dolayı sahip olduğu hakları ifade eder. Bu haklar, insanın yapısına ve değerlerine ilişkin bilgilerden türetilmiştir.  İnsanın sahip olduğu değerleri geliştirmek, insanlığın davası olmalıdır. İnsan haklarını var edebilmek; eldeki imkânlarla, insanlığın geldiği noktayı ve insan olarak değerini korumakla olur.

 

Bir canlının en önemli hakkı, yaşama hakkıdır. Ona yaşama hakkı tanımadan başka hak ve özgürlüklerden faydalandırmaya çalışmak anlamsızdır. Bugün dünyanın birçok bölgesinde hak ve özgürlük kisvesi altında katliamlar yaşanmaktadır. Eğer evrensel bir değeri, bir zümrenin uhdesine bırakırsanız, artık o değer evrensel olmaktan çıkar ve kişisel bir durum halini alır. Ne yazık ki; tüm dünyada temel hak ve özgürlükler konusunda yaşanan sorunlar, evrensel değerlerin bir grubun eline teslim edilmesinden dolayı ortaya çıkmaktadır. Baskın güçler, kendi çıkarlarına uygun bulduğu toplumlar için demokrasi ve insan hakkını öngörmekte, bunun dışındaki toplumlara ise yaşama hakkı dahi tanımamaktadır.

 

Hep söylediğimiz gibi, biz yüreğimizde Irak’ta dökülen kanın sızını duyuyoruz. Biz dağlık Karabağ’da yaşanan Hocalı soykırımına ağıtlar yakıyoruz. Filistin’de, Arakan’da yaşananlara ağlıyoruz. Doğu Türkistanlı soydaşlarımızın yaşadıkları insanlık dışı yaptırıma yanıyoruz.1974 Kıbrıs Harekâtından önce Türklere yapılan soykırıma varan etnik temizlik mezalim hafızalarımızdan silinmez. İran Türklüğünü unutmayız, unutamayız. Batı Türklüğüne karşı Avrupalı ülkelerin yürüttüğü asimilasyon temelli entegrasyona, inançlarımıza ve dilimize karşı yürüttüğü anlaşılmaz tutuma hep birlikte “Hayır” deriz.

 

Günümüzde değişen toplumsal ve ekonomik yapı nedeniyle, insanların büyük çoğunluğunun yegâne yaşam kaynağı, sahip oldukları iş ve elde ettikleri gelirdir. Dolayısıyla en temel insan hakkından biri olan çalışma hakkı, giderek daha yaşamsal hale gelmektedir. Küreselleşen dünyada, küresel sermayenin, çalışanların elinden insanca yaşama hakkını almaması için her çalışana kendisi ve ailesinin insanca yaşamasına yetecek kadar ücret alması hakkını vermek zorundayız.

 

İnsan haklarından bahsederken, yapılması gereken ilk şey, insan hakkını zümrelerin, grupların ya da sermayenin tekelinden kurtararak gerçek sahibi olan insana, şartsız, koşulsuz, “ama” sız teslim etmektir. Şeyh Edebali bu anlayışı “insanı yaşat ki devlet yaşasın” diyerek verdiği mesaj akıllardan çıkmamalıdır.  Ulu Önder Atatürk’ün de dediği gibi “eğer devamlı barış isteniyorsa insan kitlelerinin durumlarım iyileştirecek uluslararası tedbirler alınmalıdır. İnsanlığın tümünün gönenci, açlık ve baskının yerine geçmelidir. Dünya vatandaşları haset, aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde eğitilmelidir.”


10.12.2020

Okunma Sayısı: 113


3.231.230.175








DİĞER HABERLER

NİĞDE TÜRK EĞİTİM - SEN

© Copyright 2020  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır.


Top